Bülbül oldum güle geldim, Gül dalında dile geldim. Aşkla yanmak kaderimdir, Alın yazım ile geldim... Gönüllerden süzülmüşüm, Bir köşede büzülmüşüm, Doğduğum gün üzülmüşüm, Gözyaşımı sile geldim... Kara gözler, hilâl kaşlar, Benim aşkım böyle başlar, Geçtim nice dağlar, taşlar, Aştım gurbet ele geldim... Gezdim gurbet ocağında, Piştim hasret sıcağında, Tabiatın kucağında, Bir nefeslik yele geldim... Aşk bir yangın, ben bulaştım, Mecnun gibi çöl dolaştım, Hasretimle çok uğraştım, Acınacak hâle geldim... Gönlüm sevda yüklü kervan, Dinlemez ki buyruk ferman, Sevgilide arar derman, Derdi bile bile geldim... Gurbet oldu yerim, yurdum, Vuslat için hayal kurdum, Ak kâğıda kalem vurdum, Yunus gibi dile geldim...

BENİM ADIM AŞK

Benim adım aşktır aşk, bilmeyenler öğrensin,
Ben sevgi için varım; sevmek, sevdirmek dersim.
Hayallerde ben varım, rüyalarda ben varım,
Her genç kızın düşünde beyaz atlı prensim.

Güneş olup doğarım, bulut olup ağarım,
Her rüzgârda ben varım, yağmur olup yağarım.
Benim adım aşktır aşk, bilmeyenler öğrensin,
Bin dünyaya sığamam, bir gönüle sığarım.

Zeki Çalar

26 Nisan 2008

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü