Bülbül oldum güle geldim, Gül dalında dile geldim. Aşkla yanmak kaderimdir, Alın yazım ile geldim... Gönüllerden süzülmüşüm, Bir köşede büzülmüşüm, Doğduğum gün üzülmüşüm, Gözyaşımı sile geldim... Kara gözler, hilâl kaşlar, Benim aşkım böyle başlar, Geçtim nice dağlar, taşlar, Aştım gurbet ele geldim... Gezdim gurbet ocağında, Piştim hasret sıcağında, Tabiatın kucağında, Bir nefeslik yele geldim... Aşk bir yangın, ben bulaştım, Mecnun gibi çöl dolaştım, Hasretimle çok uğraştım, Acınacak hâle geldim... Gönlüm sevda yüklü kervan, Dinlemez ki buyruk ferman, Sevgilide arar derman, Derdi bile bile geldim... Gurbet oldu yerim, yurdum, Vuslat için hayal kurdum, Ak kâğıda kalem vurdum, Yunus gibi dile geldim...

DOKTOR BANA BİR AKIL VER

Bir randevu ver de uçup geleyim,
Doktor bana bir akıl ver, n'eyleyim?
Sevdiğimin derdi neymiş bileyim,
Doktor bana bir akıl ver, n'eyleyim?

Yârim oldu hasta, ben kaldım yasta,
Neden hasta eder can veren usta?
Şimdi ne diyeyim düşmana, dosta?
Doktor bana bir akıl ver, n'eyleyim?

Diyaliz hastası, böbreği yetmez,
Cihaza bağlanır, derdi hiç bitmez.
Dört saat yatıyor, bu böyle gitmez.
Doktor bana bir akıl ver, n'eyleyim?

Delik deşik oldu yârimin kolu,
Baktıkça ağlarım gözlerim dolu.
Yok mu bir çaresi, yok mu bir yolu?
Doktor bana bir akıl ver, n'eyleyim?

Sarışın tenlimi, melek yüzlümü,
Ömrümce sevdiğim gönül sözlümü,
Nasıl kurtarayım ela gözlümü?
Doktor bana bir akıl ver, n'eyleyim?

Zeki der ki: Nasıl göğüs gereyim?
Hastalık Allah'tan, kimi yereyim?
Gerekirse böbreğimi vereyim,
Doktor bana bir akıl ver, n'eyleyim?

Zeki Çalar

28 Mayıs 2008

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü