Bülbül oldum güle geldim, Gül dalında dile geldim. Aşkla yanmak kaderimdir, Alın yazım ile geldim... Gönüllerden süzülmüşüm, Bir köşede büzülmüşüm, Doğduğum gün üzülmüşüm, Gözyaşımı sile geldim... Kara gözler, hilâl kaşlar, Benim aşkım böyle başlar, Geçtim nice dağlar, taşlar, Aştım gurbet ele geldim... Gezdim gurbet ocağında, Piştim hasret sıcağında, Tabiatın kucağında, Bir nefeslik yele geldim... Aşk bir yangın, ben bulaştım, Mecnun gibi çöl dolaştım, Hasretimle çok uğraştım, Acınacak hâle geldim... Gönlüm sevda yüklü kervan, Dinlemez ki buyruk ferman, Sevgilide arar derman, Derdi bile bile geldim... Gurbet oldu yerim, yurdum, Vuslat için hayal kurdum, Ak kâğıda kalem vurdum, Yunus gibi dile geldim...

BİR MASAL SÖYLE

Bir çocuk olayım, yatır dizine,
Bir anne gibi bak, bir masal söyle.
Sevgiyi, şefkati takın yüzüne,
Bir anne gibi bak, bir masal söyle.

Güneş uyandırır, hasret yandırır,
Umutlar hayali gerçek sandırır.
Sözler yalan olsun, gözler kandırır,
Bir anne gibi bak, bir masal söyle.

Her sabah yeni bir umutla başlar,
Yine cıvıl cıvıl ötüşür kuşlar.
İnandırsın beni masum bakışlar,
Bir anne gibi bak, bir masal söyle.

Dağlar dumanlanmış, kurtlar ulumuş,
Çobanlar uyumuş, sürü dağılmış.
Doğruyu söylemek sana mı kalmış?
Bir anne gibi bak,bir masal söyle.

17 Mart 1989

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü