Bülbül oldum güle geldim, Gül dalında dile geldim. Aşkla yanmak kaderimdir, Alın yazım ile geldim... Gönüllerden süzülmüşüm, Bir köşede büzülmüşüm, Doğduğum gün üzülmüşüm, Gözyaşımı sile geldim... Kara gözler, hilâl kaşlar, Benim aşkım böyle başlar, Geçtim nice dağlar, taşlar, Aştım gurbet ele geldim... Gezdim gurbet ocağında, Piştim hasret sıcağında, Tabiatın kucağında, Bir nefeslik yele geldim... Aşk bir yangın, ben bulaştım, Mecnun gibi çöl dolaştım, Hasretimle çok uğraştım, Acınacak hâle geldim... Gönlüm sevda yüklü kervan, Dinlemez ki buyruk ferman, Sevgilide arar derman, Derdi bile bile geldim... Gurbet oldu yerim, yurdum, Vuslat için hayal kurdum, Ak kâğıda kalem vurdum, Yunus gibi dile geldim...

ENES

Arabalar el üstünde
Oyuncaklar yerde Enes
Babannen seni görmesin
Çek yüzüne perde Enes

Yapmışsın bir bıcı bıcı
Giyinmişsin cici cici
Dede de canımın içi
Dermansın sen derde Enes

Kedilere bıdık bıdık
Doktorlara dersin gıcık
Atın adı deh dıgıdık
Deh dıgıdık nerde Enes

Daha iki yaşındasın
Bilgisayar başındasın
Güzel kızlar peşindesin
Erkeklik var serde Enes

Zeki Çalar

20 Kasım 2011

0 yorum:

ANTOLOJİ

Toplam Sayfa Görünümü